Mavi Vatan’da yeni hamle! Atina göndermeli çevreci karar
Aydın Hasan - Resmi Gazete’de dün yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Muğla Fethiye ile Antalya Kaş açıklarında yer alan deniz alanı ile Kuzey Ege’de sınırları belirlenen saha, “Deniz Milli Parkı” olarak belirlendi. 50 milli parkın bulunduğu Türkiye’de Millî Park Kanunu çerçevesi


Aydın Hasan - Resmi Gazete’de dün yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Muğla Fethiye ile Antalya Kaş açıklarında yer alan deniz alanı ile Kuzey Ege’de sınırları belirlenen saha, “Deniz Milli Parkı” olarak belirlendi. 50 milli parkın bulunduğu Türkiye’de Millî Park Kanunu çerçevesinde ilk kez “deniz milli parkı” ilan edildi. Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı, Muğla’nın Fethiye ve Antalya’nın Kaş ilçeleri arasındaki kıyı şeridini kapsıyor. Kuzey Ege Denizi Milli Parkı ise Gelibolu Yarımadası kıyıları, Gökçeada kıyıları ve buradan Tekirdağ kıyılarına uzanan bir coğrafya içinde yer alıyor. Deniz parklarının yönetimi, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek. Daha önce küçük bir alanı kapsayan Gökçeada Sualtı Milli Parkı ile çok sayıda özel deniz koruma bölgeleri ilan edilmişti.

Siyasi anlamı var
Deniz parkı ilanı, Ege Denizi’nde Türkiye ile Yunanistan arasındaki ihtilaflar açısından siyasi bir anlam da taşıyor. Yunanistan, Temmuz 2025’te Ege Denizi ile İyon Denizi’nde iki büyük deniz parkı ilan etmişti. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın çevre programlarını siyasi hamlelerine alet ettiğini, uluslararası anlaşmalarla egemenliği kendisine devredilmemiş coğrafi formasyonlar üzerinde fiili durum yaratmaya çalıştığını belirtmiş ve bu adımların hukuken geçersiz olduğunu ilan etmişti. Yunanistan’dan son günlerde yapılan açıklamalarda da, Güney Ege ve İyon deniz parklarının 2026 sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiği belirtilmişti.
Türkiye’nin deniz parkı ilanı, çevre boyutunun yanı sıra Atina’nın tek taraflı hamlelerine karşı Türkiye’nin ‘Mavi Vatan’da haklarımı korumaya kararlıyım’ mesajını da içeriyor.

2025’te haritada yer aldı
Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) Müdürü Mustafa Başkara, Milliyet’e şu değerlendirmede bulundu: “Geçtiğimiz yıl, nisan ayının 16’sında Türkiye Deniz Mekânsal Planlaması ilan edilmişti. 12 Haziran 2025’te de Birleşmiş Milletler nezdinde bu haritalar tescil ettirilmişti. 2 Ağustos 2025 tarihinde Kuzey Ege’de ve Akdeniz’de iki farklı deniz koruma alanının bu haritaya derç edilmesi söz konusu olmuştu. Zaten bu harita resmî bir harita niteliğinde olduğu için, ilgili bakanlıkların bu konuyla ilgili yapmış olduğu çalışmalarda 2 Ağustos 2025 tarihinde haritaya derç edilmesi suretiyle yansıtılmıştı. Resmî Gazete’de yer alan kararlarla beraber aslında bu alanların Cumhurbaşkanı kararıyla resmî hüviyetinin tamamlanması söz konusu oldu. Bunlar, Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde çevrenin korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği noktasındaki hassasiyetlerinin yansıtılması bakımından önem arz eden alanlar.”
Beslenme alanı
Deniz parklarının Akdeniz tarafında kalanının 21 bin 706 kilometrekare olduğunu belirten Başkara “Fethiye-Kaş Deniz Millî Parkı, deniz memelileriyle ilgili kritik öneme sahip habitatlara ev sahipliği yapıyor. Bölgede başta deniz kaplumbağaları olmak üzere pek çok türün yuvalama ve beslenme alanları bulunmakta” dedi.

Akdeniz fokları barınıyor
Mustafa Başkara, bin 742 kilometrekarelik Kuzey Ege Deniz Millî Parkı hakkında şu bilgileri paylaştı: Deniz memelisi türleri açısından yüksek ekolojik değere sahip bir bölge burası. Bu sebeple de koruma altına alınması gereken bölgeler arasında yer alıyor. Akdeniz fokları için burası barınma, dinlenme ve yavrulama noktasında elverişli doğal mağara sistemleri, kıyı habitatları ve geniş deniz çayırları ile karakterize edilmiş bir alan. Bu nitelikler, bölgenin deniz memelileri türlerinin yanında deniz ekosistemleri açısından da korunması gerekliliğini ortaya koyuyor.”

Stratejik noktalar
■ Kuzey Ege’deki park; Limni, Semadirek ve Taşoz gibi adaların olduğu ve Türkiye’nin boğazların güvenliği açısından önem verdiği bir bölgede bulunuyor.
■ Fethiye-Kaş Milli Parkı ise Ege ile Akdeniz’in kesişme noktasındaki bir alanda, Meis Adası çevresindeki deniz yetki alanı tartışmalarının olduğu bir bölge içinde yer alıyor.
‘Derinlerdeki’ sızı
Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. 7.4 büyüklüğündeki depremde Gölcük’e bağlı Değirmendere’de kıyıda bulunan otel, vapur iskelesi, çay bahçesi ve bazı evler sulat altında kalmıştı.
180 metre açıkta
Değirmendere Sahili’nin yaklaşık 180 metre açığında bulunan ve 18 ila 55 metre derinliğe sahip bölgede, deprem sırasında kökünden sökülen çınar ağaçları ile çay bahçesine ait şemsiyeler, sokak lambaları ve seyyar satıcı tezgahlarının kalıntıları bulunuyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı dalgıçlar ile Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) ekipleri, bölgede dalış yapıp depremden yıllar sonra su altında kalan yapı kalıntılarını görüntüledi.

‘Unuttuğumuz gerçek suyun altında’
DESSAT Başkanı Murat Kulakaç, “Depremin unuttuğumuz tüm gerçek görüntüleri suyun altında olduğu gibi duruyor. Eskiden insanların yaşam alanları artık su altı canlıları için bir yapay resif durumuna gelmiş” dedi.
Kaynak
Milliyet Spor