İletişim Başkanı Duran 15 Temmuz Derneğinin 'Şehit ve Şahit' programına katıldı
Duran, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü 10. Yıl Anma Programları kapsamında, 15 Temmuz Derneğince Beyoğlu'ndaki Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Şehit ve Şahit" programında konuştu. İletişim Başkanı Duran, katılımcıların yalnızca bir anma töreni için değil, milletin


Duran, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü 10. Yıl Anma Programları kapsamında, 15 Temmuz Derneğince Beyoğlu'ndaki Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Şehit ve Şahit" programında konuştu.
İletişim Başkanı Duran, katılımcıların yalnızca bir anma töreni için değil, milletin istiklal ve istikbal uğruna yazdığı büyük destanı yeniden hatırlamak, o geceye tanıklık eden aziz hatıraları yaşatmak ve 15 Temmuz'un anlamını gelecek nesillere daha güçlü şekilde aktarmak amacıyla bir araya geldiklerini dile getirdi.
Duran, çağrısıyla milleti meydanlara ve havalimanlarına davet eden, bununla da yetinmeyip bizzat Atatürk Havalimanı'na gelerek o gece yazılan destana liderlik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı duruşunun milletin mücadelesine öncülük ettiğini ifade etti.
Anma programlarının Ayasofya'da 253 şehit için okunan hatimle başladığını anımsatan Duran, 10. yıl kutlamalarında emeği geçenlere teşekkür etti.
Yakın tarihin en önemli dönüm noktalarından birini hatırlamak için bir arada olduklarını kaydeden Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"15 Temmuz saldırısının sadece bir askeri darbe girişimi olarak nitelenemeyeceğini artık biliyoruz. Devletin kurumlarının ele geçirilmeye çalışıldığı bir işgal teşebbüsüyle karşı karşıyaydık. Milletin iradesini ortadan kaldırmayı hedefleyen bir ihanetle yüzleştik. Sayın Cumhurbaşkanı'mıza doğrudan suikast girişiminde bulunuldu. Türkiye Büyük Millet Meclisimiz bu millete ait uçaklarla ve mühimmatlarla bombalandı. Emniyet birimlerimiz hedef alındı, medya binalarımız basıldı. Meydanlarda toplanan sivil vatandaşlarımızın üzerine ağır silahlarla acımasızca ateş edildi. Sonuçta Türkiye'nin bağımsızlığına kasteden tarihi bir kırılma anı yaşandı. Fakat asıl büyük destan ondan sonra başladı."
Duran, o gece darbecilerin hesaba katmadığı en önemli unsurun, milletin iradesine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğine sahip çıkması olduğunu vurguladı.
"MİLLETİMİZ SEÇTİĞİ LİDERE, MİLLİ İRADEYE, VATANINA VE DEMOKRASİYE KAHRAMANCA SAHİP ÇIKTI"
Darbenin büyük emeklerle ve fedakarlıklarla püskürtüldüğüne dikkati çeken Duran, şöyle devam etti:
"Toplumun her kesiminden vatandaşlarımızın katıldığı bu direnişte, milletimiz ilk kez kendi seçtiği lidere, milli iradeye, vatanına ve demokrasiye böylesine kahramanca sahip çıkmıştır. Bunun tarihte elbette büyük örnekleri var. Çanakkale'de var, Kurtuluş Savaşı'nda var, tarihimizin birçok sayfasında var. Daha önce darbeler tarihinde sahip çıkamadığımız, gerekli iradeyi gösteremediğimiz bir Adnan Menderes'imiz vardı. Ya da farklı darbelerde ne yazık ki tankların başarılı olduğu dönemler oldu. Ama işte seçilmiş iktidara karşı harekete geçen FETÖ'nün kamikaze saldırısı başarısız oldu. Darbe girişimini bastıran Türk milleti demokrasi nöbetinde seçilmişlere sahip çıktı, yeni bir siyasi uzlaşmanın, yeni bir toplumsal sözleşmenin temellerini attı."
Duran, o gece milletin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısıyla istiklalini, bağımsızlığını ve demokrasisini koruduğuna dikkati çekerek, "Darbelerin bu ülkede normal olduğu düşünülürdü. Her 10 yılda bir darbenin yapıldığı ezberletilmişti ama bu anlatı o gece tümüyle yıkıldı. 1960 darbesiyle başlayan darbeler silsilesi işte sokağa çıkan o kahramanlar sayesinde mezara gömüldü. Bugün burada oturan herkes eminim 2000'li yılların başında 'ordu göreve' pankartlarını da hatırlarlar. Hamdolsun Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın milletimiz dışında hiçbir güce yaslanmadan, pankartlarla, manşetlerle, vesayetle çarpışarak bütün bu engelleri aştığını biliyoruz." ifadelerini kullandı.
"TANKLAR KARŞISINDA SIRADAĞLAR GİBİ DURAN MİLLETİN DESTANINI UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ"
15 Temmuz'un, milletin geçmişte kaybettiği değerlerin yeniden kaybedilmesine asla izin vermeyeceğini gösteren bir gece olduğunu ifade eden Duran, "O gece sizler, Türk milletinin kahraman evlatları olarak canlarınızı siper ettiniz ve darbeleri tarihe gömdünüz. Üstelik, 27 Mayıs'ı, 12 Eylül'ü, 28 Şubat'ı yine tarih yaptınız. Darbenin, Türk halkının sivil tepkisi ve Cumhurbaşkanı'mızın liderliğiyle bastırılması eşsiz niteliktedir. Bu nedenle halkın seçilmişlerine sahip çıktığını gösteren bu tarihi hadise, bu destan bizim için bir milat durumundadır." şeklinde konuştu.
Duran, bu milada sahip çıkarak hafızalarda canlı tutmanın başlıca görevleri olduğunu vurguladı.
O gecenin şahidi olduğunu dile getiren Duran, şunları kaydetti:
"Hamdolsun ben de o gece bu milletin büyüklüğünü görenlerden oldum. Cumhurbaşkanı'mızın çağrısıyla, Boğaziçi Köprüsü o dönemdeki adıyla, şimdi 15 Temmuz Köprüsü'ne yürürken kalabalıkların 'Gitmeyin insanları öldürüyorlar.' denmesine rağmen yollarından şaşmadan, tankların olduğu yere gittiğini, çıplak elleriyle o tankları durdurduğunu ben de gördüm. Bu hayatım boyunca yaşadığım en önemli şeydi. O geceyi unutmam mümkün değil. Biliyorum ki bu salondaki herkes bu şahitliği biliyor. Ama şunu söylemem lazım, bu tanklar karşısında sıradağlar gibi duran milletin destanını biz unutmayacağız, unutturmayacağız. Nice on yıllar geçse de bunun arkasındayız. Halkımıza, milletimize, gencimize anlatacağız."
"15 TEMMUZ TÜRKİYE'Yİ KUŞATMA TEŞEBBÜSÜYDÜ"
Duran, bu direnişin milletin mayasında olan bir ruh olduğunu belirterek, "Ömer Halisdemir, Erol Olçok, oğlu Abdullah Olçok ve daha nice sivillerimizin, askerlerimizin, şehitlerimizin ve gazilerimizin ortaya koyduğu bu kahramanlık devam ediyor. Ben inanıyorum ki milletimizin mayasındaki bu ruh sayesinde nice Ömerler, Erollar, Abdullahlar yetişiyor. Bu salon zaten onlarla dolu ama dışarısı da o insanlarla dolu. Bizim bu ruhu kaybetmemiz mümkün değil." dedi.
15 Temmuz günü can veren şehitlerin aziz hatırasını yaşatmaya, gazilerin kahramanlığını, milletin dik duruşunu anlatmaya hep birlikte devam edeceklerini belirten duran, şunları kaydetti:
"Üzerinden 10 yıl geçse de bugün bizler çok canlı bir şekilde hatırlıyoruz. Videolarla, belgesellerle bunları yaşatıyoruz. TRT'miz, Anadolu Ajansımız birçok kurumumuz, çok sayıda aktiviteyle, belgesellerle bu ruhu canlı tutacak. Ancak bu bedelleri ödemiş insanlar olarak özellikle 15 Temmuz Derneğine, başkanına, yöneticilerine ve ona sahip çıkanlara teşekkür ediyorum. Devletimiz her daim tüm gücü ve imkanlarıyla sizlerin yanında olmaya devam edecek. Şehitlerimizin gösterdiği kahramanlık ve sizlerin göğüslediği acı, dünya durdukça unutulmayacak. Elbette gazilerimiz, sizlerin bedenlerinizde taşıdığınız her bir yara bizim onurumuzdur, gururumuzdur, şerefimizdir. Bağımsızlık uğruna ödediğiniz bedelin unutulmasına asla müsaade etmeyeceğiz."
Duran, 15 Temmuz'un bir de küresel boyutu olduğuna işaret ederek, "15 Temmuz Türkiye'yi kuşatma teşebbüsüydü. Birtakım küresel güç merkezleri, Türkiye'nin içine kapanık, bölgesinde pasif, teknolojisini ve savunma sanayisini geliştiremeyen, terörle uğraşan bir ülke olmasını istiyordu. Halbuki 2002'den sonra yapılan atılımlarla, demokratikleşme çalışmalarıyla, savunma hamlesiyle, siyasi ve ekonomik istikrarıyla Türkiye bambaşka bir yerdeydi. İşte bunların önünü kesmek için vesayet odakları devreye girdi. Çeşitli terör örgütleri gibi FETÖ'yü de devreye soktular. Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık yargı darbesiyle, MİT tırları kumpasıyla, çukur terörüyle Türkiye'nin önüne geçilmek istendi. 15 Temmuz darbe girişimi de işte bu küresel güçlerin ortaya koyduğu bir işgal adımıydı. Türkiye buna karşı durdu, direndi ve kazandı." değerlendirmesinde bulundu.
Törende, 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, Duran'a, 15 Temmuz şehitleri anısına hazırlanan "Tek Bayrak Altında Vatan Millet Aşkına" isimli kitabı hediye etti.
Kaynak
Milliyet Spor