Her şey bir diziyle başladı. Koleksiyonunu müzeye dönüştürmeyi hedefliyor
Isparta'da yaşayan Nurettin Kabalak, hazırladığı maketlerle geçmişi geleceğe taşıyor. Bir diziden ilham alarak başlayan hikâye, müze hayaliyle büyüyor. Isparta'nın Sav kasabasında yaşayan Nurettin Kabalak, bir kamu kurumundan emekli olduktan sonra boş zamanlarını değerlendirmek i

Isparta'da yaşayan Nurettin Kabalak, hazırladığı maketlerle geçmişi geleceğe taşıyor. Bir diziden ilham alarak başlayan hikâye, müze hayaliyle büyüyor.
Isparta'nın Sav kasabasında yaşayan Nurettin Kabalak, bir kamu kurumundan emekli olduktan sonra boş zamanlarını değerlendirmek için altı yıl önce izlediği bir diziden etkilenerek maket yapımına başladı.
İlk olarak kibrit çöplerinden ev maketi yapan Kabalak, zamanla kendisini geliştirerek farklı maketler, bastonlar ve çeşitli ahşap hediyelik eşyalar üretmeye başladı. Yakınlarının hediye ettiği eski ve tarihi değere sahip eşyaları atölyesinde bir araya getiren Kabalak, kendi hazırladığı maketlerle koleksiyonunu her geçen gün büyütüyor.
Yıllar içinde oluşturduğu koleksiyonu müzeye dönüştürmeyi hedefleyen Kabalak, "Kabalak Yaren Evi" adını verdiği atölyesinde ziyaret etmek isteyen tüm vatandaşlara açık olarak hizmet veriyor.
"DİZİDEN ETKİLENEREK BAŞLADIM"Emekli olduktan sonra büyük bir boşluğa düştüğünü anlatan Kabalak, ‘‘Ben yalnız çalışmayı çok seven bir insanım. Bu nedenle böyle bir hobiye yöneldik ve devam ettiriyoruz. Elimizden geldiği kadar da daha ileriye taşımak istiyoruz. Allah güç verdiği sürece sürdüreceğiz. Abdülhamit Han Hazretleri'ni anlatan diziyi seyrediyordum. Dizide Abdülhamit Han'a yabancı güçlerin çok eziyet ettiğini görüyoruz. O da sıkıldığı zaman binanın bodrumundaki ağaç atölyesine iniyor ve orada hemen bir şeyler ortaya çıkarıyor. Ben çok etkilendim. Aslında her şey oradan başladı. Diziden etkilendim'' dedi.
Altı sene önce başladığı ve ilk olarak kibrit çöplerinden maket yaptığını belirten Kabalak, “Daha sonra zamanla gelişti. Buraya ziyaretçiler geliyor, sürekli gelenler var. Herkese kapımız açık” ifadelerini kullandı.
EN BÜYÜK HAYALİ ATÖLYEYİ MÜZEYE DÖNÜŞTÜRMEKBu tarz çalışmaların hayal gücünü geliştirdiğini ve ruhu dinlendirdiğini söyleyen Kabalak, “En büyük hayalim, bu parçaları bir müze haline getirip kasabamızın hizmetine sunmak. İleride bunu gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. İnsanlar bu eşyaları çöpe atıyor. Ben Isparta'da akşamları çöpleri geziyorum. Bunların birçoğunu yol kenarlarında buluyorum. Aslında tarihimizi çöpe atıyoruz. Buna çok üzülüyorum. Ben de elimden geldiği kadar toplayıp, bunları koruyup ileride burayı bir müzeye dönüştürmeyi düşünüyorum” dedi.
Bu işi öğrenmek isteyen gençlere de ücretsiz olarak her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söyledi.
Kaynak
NTV Yaşam