Cevdet Yılmaz: Bağımsız dış politika izleyecekseniz, savunma sanayiniz olmak zorunda
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bağımsız dış politika izleyecekseniz, bir savunma sanayiniz olmak zorunda. Başkalarının size sağladığı enstrümanlarla güvenliğinizi sağlıyorsanız, bağımsız bir dış politika izleyemezsiniz." dedi.

Türkiye'nin Savunma Sanayisi, Geleceğin Anahtarı Olabilir
Türkiye, son dönemde hem ekonomi hem de siyaset açısından dünyanın geçiş sürecinde olduğu bir döneme girdi. Bu geçiş sürecinde, uluslararası kurumlar ve kurallar zayıfladı, çatışmalar arttı, belirsizlik ve risk yükseldi. Bu risklerden NATO da payına düştü. Ancak son NATO toplantısı, bu zayıflamanın aksine bir toparlanma izlenimi verdi. Avrupa ülkeleri, savunmaya ciddi bir şekilde önem vermeye başladı. Avrupa Birliği, "safe" programı ile 800 milyar avroluk bir ortak bütçe oluşturdu ve tek tek ülkeler harcamalarını artırmaya başladı.
NATO Ankara Zirvesi, Avrupa-ABD Dengesinin Yeniden Kurulduğu Bir Dönemdi
NATO Ankara Zirvesi, bütün liderlerin katılımıyla hem organizasyon hem de içerik itibarıyla başarılı bir şekilde gerçekleşti. Bu zirvenin, yeniden Avrupa-ABD dengesinin kurulduğu bir döneme tanık olduğumuzu söyleyebiliriz. Avrupa, NATO'da Amerika kadar olmasa da o yönde ilerleyen, yükü neredeyse yarı yarıya paylaşacak hedefle yoluna devam eden bir konumda.
Türkiye'nin Savunma Sanayisi, Dünya Şartlarını Karşılayabilir
Türkiye'nin savunma sanayisi, dünya şartlarını karşılayabilme potansiyeline sahiptir. İlk defa Savunma Sanayii Forumu'nun resmi parçası haline gelen Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi iradesiyle bu yola erken çıkmış oldu. Şu anda bu yola erken çıkmanın avantajını yaşayan Türkiye, ordusunun envanterine giren ürünlerin yüzde 80'inden fazlasının yerlilik oranına sahip. Dünya 11. ihracatçı konumundayız ve yakın bir gelecekte ilk 10'a gireceğiz. Geçen yıl 10 milyar doları aşmıştık, bu sene son 12 aylık döneme bakarsanız 11 milyar doların üzerinde bir ihracatımız var.
Gelecek, Türkiye'nin
Bu gelişmenin okuyucu için ne anlama geldiğini özetlemek gerekirse, geleceğin Türkiye'nin ellerinde olduğunu söyleyebiliriz. Genç bir nüfusumuz var, 100 bin civarında bir istihdamımız var ve ortalama yaş 34. Batı'ya bakıyorsunuz, 50'nin üzerinde ortalama yaş. Dolayısıyla geleceğin, Türkiye'nin ellerindedir.
Kaynak
TRT Haber