Babası 'istemiyorum' dedi, Dilara inatla seçti: Malzemeye aşık oldum
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü'nden mezun olan Sağır, 4 yıldır Odunpazarı Belediyesi Sıcak Cam Üfleme Stüdyosu'nda çalışıyor. Sağır'ın 1300 derecedeki fırında hayallerine şekil verdiği cam eserleri, Odunpazarı Belediyesi Cam Müzesi'nde sanatseverlerin be


Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü'nden mezun olan Sağır, 4 yıldır Odunpazarı Belediyesi Sıcak Cam Üfleme Stüdyosu'nda çalışıyor.
Sağır'ın 1300 derecedeki fırında hayallerine şekil verdiği cam eserleri, Odunpazarı Belediyesi Cam Müzesi'nde sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.
Dilara Sağır'ın katıldığı çalışmalarda üfleme tekniğiyle ortaya koyduğu eserleri, farklı tarihlerde düzenlenen birçok sergide yer aldı.

"YÜKSEK LİSANS SÜRECİM DEVAM EDİYOR"
Cam sanatçısı Dilara Sağır,camla tanışmasının tesadüfen olduğunu söyledi.
Başlangıçta üniversitede heykel alanında eğitim almayı hedeflediğini belirten Sağır, şöyle devam etti:
"Babamla üniversite tercih döneminde birazcık iddialaştık. O bana, 'Heykel okumanı istemiyorum' dedi. Ben de ona inat olsun diye heykele benzeyen bütün alanların tercihini yaptım. Kendimi cam bölümünde buldum. Birazcık zorlayarak da girdim gibi oldu. Çünkü Eskişehir'de olmayı çok istiyordum. Cam bölümüyle tanıştıktan sonra 'malzemeye aşık oldum' diyebilirim ve kalmaya karar verdim. Cam bölümünde eğitimimi tamamladım. Aynı zamanda yüksek lisans sürecim halen devam ediyor."

Sağır, belediyenin düzenlediği cam festivali sayesinde yurt dışından birçok sanatçıyla tanışma ve birlikte çalışma fırsatı bulduğunu belirterek, en büyük hedefinin kişisel sergi açmak olduğunu kaydetti.

Çalıştığı atölyede yaptığı ürünlerin hemen alıcı bulduğunu anlatan Sağır, "Onun haricinde özel olarak ürettiklerim de var. Eğitim sürecimde ürettiklerim var. Benim için çok özel diyebileceğim 15 eser vardır. Onlara da gözüm gibi evde bakıyorum ve bir gün umarım kişisel sergimde hepsini bir araya getirip çıkaracağım." ifadelerini kullandı.

Sağır, eserlerini ruh haline bağlı olarak şekillendirdiğini dile getirerek, "Ben dahil her insanın içinde yerini dolduramadığı küçük bir boşluk var ve o boşluğu doldurabilecek tek kişi de insanın kendisi. O yüzden ben mutlaka o minik boşlukları işlerime ekliyorum. Oraları da kendimle dolduruyorum gibi düşünüyorum. Onun dışında bana keyif veren, beni mutlu eden şeyleri yapmayı tercih ediyorum." diye konuştu.

Cam sanatında yüksek ısının bazen tehlikeli olabildiğini, yaklaşık 1300 dereceye kadar çıkabilen sıcaklıkta çalıştığını anlatan Sağır, "Hep bir adrenalin yaşıyoruz. Yanabilirim, başıma kötü bir şey de gelebilir ama günün sonunda çok güzel bir iş de çıkabilir. O yüzden bu adrenalinle çalışmak bence çok keyifli. İnsanı hep diri tutuyor." dedi.

Sağır, stüdyonun üretim esnasında ziyaretçilere açık olduğunu ve kendisini görenlerin farklı tepkileriyle karşılaştığına değinerek, geri dönüşlerin kendisini keyiflendirdiğini kaydetti.

Kaynak
Milliyet Spor